calldocumentfacebookmessagemypartnerwindowsapplegoogleplayworkerroutecoinspinterestplaysearchsmartphonetwittercaraccordeonvideoarrowarrowdownloaddownloaduploadsection_scrollerglobemapIcon-Shop-Websitecontactenergyhomebridgeshighrisetunnelmininghousearrow-uparrow-downarrow-leftarrow-leftarrow-circle-rightchevron-right-circleuserexternlinkcartissuuclosekeystarweb

Erich: Fromm Sevme Sanati

Modern insan için sevgi bir yetenek sorunu değil, bir nesne (doğru insanı bulma) sorunudur. Kültürümüz satın alma ve pazar mekanizmalarına dayandığı için, ilişkiler de vitrindeki bir metayı seçmeye benzer. İki insan, kendi kişilik değerlerini karşılıklı takas edebildikleri ölçüde "aşık olduklarını" düşünürler.

İnsanlar sevmeyi değil, sevilmeyi önemser. Sevilmek için ise güç, para ve statü kazanmaya ya da fiziksel olarak çekici olmaya çalışırlar. Oysa sevgi, bir nesneye bağımlı olmak değil, öznenin üretken bir gücüdür.

Çoğu insan "nasıl sevebilirim?" yerine "nasıl sevilebilirim?" diye sorar. Bu da onları daha çekici, daha zengin veya daha popüler olmaya iter. Sevgi, bir özne olma hali değil, bir nesne olma haline indirgenir.

Learning to be alone with oneself without distractions, and being fully present in the moment with others. erich fromm sevme sanati

Mature love, however, is union under the condition of preserving one’s integrity. It is a “togetherness in separation.” Two whole, separate beings choose to stand side by side. This requires immense courage: the courage to stand on your own feet, to face existential loneliness, to know that you will not crumble when alone. Only then can you truly give love—rather than desperately beg for it.

Dünyayı sadece kendi korkularımız ve arzularımız çerçevesinde görmeyi bırakmalıyız. Karşıdaki insanı ve olayları, kendi çarpıtmalarımızdan uzak, "olduğu gibi" görebilme yeteneğini (nesnelliği) geliştirmeliyiz.

Tarih boyunca insanlık bu yalnızlığı aşmak için farklı yollar denemiştir: Modern insan için sevgi bir yetenek sorunu değil,

Perhaps Fromm’s most counterintuitive insight is this:

Kişi önce kendi ayakları üzerinde durabilmeli (olgunlaşmalı), ardından bir başkasını sevebilmelidir.

İlkel ritüeller, alkol, uyuşturucu veya kontrolsüz cinsellik vasıtasıyla dünyayı ve yalnızlığı unutma çabası. (Geçicidir ve yıkıcı olabilir). İnsanlar sevmeyi değil, sevilmeyi önemser

Erich Fromm’s is more than just a book about romance; it is a manifesto for the human soul. Published in 1956, it remains a timeless guide because it shifts the focus from being loved to the act of loving .

Sevme Sanatı kitabının en çarpıcı bölümlerinden biri, modern kapitalist toplumun sevgi üzerindeki yıkıcı etkisini incelediği kısımdır.

Birini gerçekten sayabilmek için onu tanımak gerekir. Bu bilgi yüzeysel değil, derindir. Karşıdakinin öfkesinin altındaki korkuyu ya da suskunluğunun altındaki kırgınlığı görebilme yetisidir. Sevgi Türleri ve Sapmalar

Modern kültürde kendini sevmek genellikle bencillikle karıştırılır. Fromm ise aksine, kendini sevemeyen birinin başkasını da sevemeyeceğini söyler. Kendi varlığına saygı duymayan insan, sevgiyi bir başkasında dilenir.

Sevmek, kendini güvenceye almadan karşı tarafa bırakabilmektir. Hayal kırıklığına uğrama riskini göze alma cesaretidir. Sevgiye inanmak, insanın kendi içindeki sevme potansiyeline ve insanlığın gelişimine inanmayı gerektirir.